Sayısız sırada bekleyen hayallerim vardı benim,
İntihar edenlerden ayrı. 
Gözlerine adanmış gülümsemeler 
Ve diline adanmış güzel cümlelerim vardı.
İki kelimeyi bir araya getiremez olmuşken, 
Gitmek için sıraya dizilmiş satırlarım, 
Sana ulaşmayı bekleyen mektuplarım vardı. 
Biliyorum; 
Sana asla mantıklı gelmeyecek hayallerim, 
Hiç göremeyeceğim gülüşlerini
Ve diline adanmış cümleler küsecek bana. 
Satırlar, mektupla karışacak postacıda.





   merhabalar.....
   çok ama çok ihmal ettim bloğumu..kuzularımın okul telaşı,dernek derken okul bitti ama kendimi bloğumun kollarına bir türlü atamadım..anlayacağınız çok özledim ....
    bugün kızım,minik kuzum,incir reçelim  Aslı Ecrin'im toka ve taç organizeri yapmaya çalıştım.gerçi taçlarımızı sığmadı.ölçüleri  30 cm.*70 cm. ve yeterli gibi gelmişti ama yetmedi.
ve çok da içime sinmedi bu organizer ama acemilik diyelim.zira tokalarımız epey üst üste oldu.sanırım anneannemiz fazlaca toka stoklamış bizim için.e benim kuzu da biraz kokoş olunca organizer de böyle üst üste oldu.
     belki sizlere fikir olur diyerek paylaşmak istedim.
     kolay gelsin.















Kendimden özür diliyorum...
yaşadığım süre boyunca hep merhametimin arkasından yürüdüm, beklentilerimi arkada bıraktım. Kimseden bir şey beklemedim, doğrusu bu sanıyordum çünkü. Yaşadıklarımı yaşayamadıklarımı içimde sakladım, sustum bastırdım olsun dedim insanlık bende kalsın. Ben en iyisini yaşatayım ki istemeye yüzüm olsun dedim. Verdim, hep verdiim karşılığını alıp alamadığıma bakmadan, aslında güçlü olmak değildi istediğim, ama olmak zorundaydım ve bırakıldım. 
Kendimi hep erteledim. Kimsenin beni anlamadığını bildiğim halde hayatıma girenleri bana verilmiş bir görev olarak gördüm. Herkesi mutlu etmek zorundayım sandım. Benimde mutlu olmam gerektiğini unutmuşum meğer.. Görevim neyse en iyisini yapmalıydım ki vicdanım rahat etmeliydi. Birilerinin de bana karşı görevleri olduğunu hiçe saymışım oysa... Ne yazık ki; Bana verilen rolleri en iyi şekilde oynarken onların rollerini iyi oynayıp oynamadığına hiç bakmadım. Karşımdakilerin eksiklerini tamamlamaya çalışırken, onların hatalarını görmeye vaktim kalmamış sanki. Beni üzmelerine bakmadan, karşılığında ne aldığıma ne hissettiğime aldırış etmeden hep verdim.. Kendimi nasılda unutmuşum.. unutturmuşlar aslında. Paramparça olmuş kalbime, cayır cayır yanan içime doğruları söylemeye çalışan beynime, mutsuz yüzüme hep sus dedim. Sen sus... Kendime haksızlık ettim, kimseye etmediğim kadar. Herkesi dinledim kendimi dinlemediğim kadar. Kimse benim yüzümden mutsuz olmasın diye, hiç bir şeyin sebebi ben olmayayım diye mutluluk oyunlarımı oynadım.. Yetmedi yeni oyunlar buldum. Ama bir gün bir bakmışım ki paramparça olmuşum. Tutunacak tek duygu bırakmamışım kendime. kendimi teselli edecek tek şey yokmuş hayatımda. Allak bullak olmuşum..
Kendimi aramaya çıktığımda yorgun, yılgın, bitkin bir köşede saklanıp ağlayan bir kız çocuğu olarak buldum. Ve ona elimi uzattım diyebildiğim tek şey GEÇTİ, bir daha seni kimse üzemeyecek. Şimdi senden özür diliyorum. Seni bu kadar hiçe saydığım için, insanların seni bu kadar üzmelerine müsade ettiğim için, seni hiç bir zaman dinlemediğim için, üzerine bu kadar sorumluluk yüklediğim için, hakkın olan bütün duyguları sana yaşatmadığım için...
Şimdi tekrar söylüyorum. İnsanlığından, kalbinden, duygularından, çocukluğundan, hislerinden çok özür diliyorum...
Galiba ben almadan vermenin Allah'a mahsus olduğunu unutmuşum...
~~ Sessiz Çığlıklar ~~





















MİNİĞİMİN PARTİ HAZIRLIKLARINI PAYLAŞMAK İSTEDİM SİZLERLE.











       Affetmeyi öğrendiğimde ilk önce kendimi  affedeceğim.Günlerimi,yıllarımı,en güzel anlarımı  hoyratça kullanıp,yok edip,hiç edip,herşeyi dert  edindiğim için kendimi affedeceğim.
      Kendime göstermediğim özeni başkalarına  gösterdiğim için affedeceğim.Kendime,bu kadar  affetmek zorunda olduğum durumlar yaşattığım için  affedeceğim.
       Bir adım atsam ,gelecek gerisi.Hala neyi  bekliyorum.Affetmek bu eziyetten,bu yükten daha mı  zor ?Oldu,bitti,yaşandı....Ahh etme,affet .

                                                              (06/04/2015)




Kırık bir veda döküldü gözlerimden ayak uçlarıma. Başımı döndüren yüreğini yüreğime niyet tutarken göz yaşlarımı ardından kaybettim. Hükümsüzdür sadece yüreğine..Kırık bir veda.. Belki dostane belki de ölümüne sevdalı bir masalın kahramanıyım. Toprağıma kaybettiğim yaşlarımın ömründeyim. Musallamı sorarsalar  adımı unuttum.. Gözlerimden bulut misali yağarken; sisli bir sabahın ilk mahmurluğuna çalıyor yarınım. Gecenin koynundan düşen bir meçhulüm. Bana bir ad var mı? Alyazmalım, gönülsazım, yanık türküm..
Yüreğime düştüğün o sonbahar ikindisinden beri aklım hep hayalinle ayazlarda. "Üşüyor ellerim "dediğinde yanında yoksam bilki ellerim kayıp ayazlarımda. İlkbahardan kalma en sevdiğin papatyalar var sol yanımda. Sesin hala kulaklarımda; "Gelecek baharda sözüm olsun sana papatyalardan taç yapacağım".. Alyazmalım, gönülsazım, yanık türküm..Gelmiyor bahar..Baharlar uzak.. Baharımsın ama yoksun..Papatyalarım soluk.. Biliyor musun sana susmalarımın adını koyamadım. Yüreğime damlayan sızıyı duydum ,ama adını koyamadım. Bana bir ad var mı? Ne çok birikmişim var gizimde. Sarhoş ellerimi daldırdığım umutlarımı tek tek kaldırıyorum ömür defterimden. Kırık bir vedanın ardı sıra yanık bir türkü tutturmuşum, sol yanımdan sızlayan bir yaranın izine.. Yazan ben söyleyen yine ben.Duymazsın ki bilesin.. Bir garip aşık dediler yüreğimin kör kuyularına .En kuytularda saklım adını görmediler ,sevdama Mehtaplı gecenin en koyu aydınlığı dediler, Çöllerde bulunan serabın kum taneleri dediler ,Kaybolan yıldızın çobanı dediler..Bilmediler yüreğine yüreğimi Ömrüne ömrümü bildiğimi.. Seni gördüya gözlerim, ah gözlerin ah, benim çeyizim..Gözlerin derdimin merhemi yüreğimin sihirli sözü ela gözlerin.. Gönül zenginim, ömür nazarım, sevdam.. Yağmur yağıyor.. zamanın ipine astığım sabahlarımı gecelere sallıyorum. Sen yine yoksun ve ben senin yoksulunum. Her güne bildiğim nefesimi ömrüne vermekteyim.. Ömrüme biçilen yazıma razıyım..Gel desem biliyorum ama dilime vurulan kilidin ucu kırık, kelimelerim ömür boyu muhabbet . Gardiyanımın gözleri kör.. Bir çiçek olsam hep yanında kalsam. Beklediğin çiçeğin.. Hani her daim söylediğin; "Ben ömrümde hiç çiçek almadım" dediğin, işte o çiçek olsam. Bir gül, bir karanfil, bir menekşe.. Yüreğime düşen çocuksun, içimde kıpır kıpır büyüyen.. Bugün acaba hangi yaramazlığı anlatacak diye beklediğim içimdeki bensin. Sevdam, aşkıma nefes bildiğim, ömür kuşum.. Ellerime değen yüreğini kıskanırım gözlerinin değdiği nazarlardan. Gamzene vurulduğum tebessümünden gözlerimi, ben seni benden kıskanırım.. Varsın mecnun desinler yüreğimin atışına.Ömrüne yağan yarınıma bugünsüz desinler. Bilmesinler seni benim ellerimde.. Ben seni sensiz yaşıyorum buralarda.. Dostum, ömrüm, karanlık ışığım, canım.. Seni seviyorum ömrüme mühürlüm.. Varsın yanık sevdalara değmesin adımız benim masalım sensin.. KIRIK BİR VEDA; MASALIMIN SONU.. BİR YÜREK NAAŞI VAR, ADIM YOK..